26 Mart 2012 Pazartesi

DEMİRİ


demiri
Batı dünyasında “Müslümanların Buffon’u” ünvanıyla anılan ve 14. yüzyılın Zooloji Alimi olan Demiri, 1344 (H.745) senesinde Mısır’ın Dimyat şehri yakınlarında ve Nil Nehrinin iki yakasında yer alan Demire adlı büyük bir kasabada doğdu. 1405 (H. 808) senesinde Kahire’de vefat etti. Mezarı, Ali Beyyumi Camii yakınındaki Sabuni Mescidi bahçesindedir. Buna ileveten  Şafii mezhebi fıkıh âlimidir.
Demiri gençliğinde terzilik yaptı. Sonra bu mesleği bırakarak ilim yolunu tuttu… Ezher Medresesinde; hadis, tefsir, fıkıh, Arap dili ve Edebiyatı gibi birçok ilimleri okuttu ve fen ilimlerinden zooloji alanında söz sahibi oldu. 1379-1399 seneleri arasında, Mekke-i mükerremede ikamet etti ve ilim öğrenmeye devam etti. İlmî tetkiklerini derinleştirdi.

Asıl adı: Muhammed bin Musa bin Ali ed-Demiri
Tekrar kahire ye döndü ve ders vermeye devam etti… Hayat-ül-Hayavan (iki cilt); Tefsir-ul- Ahlam (Rüya tabirleriyle ilgili); En- Necm-ül- Vehhâc  fi Şerh-il- Mihhac (Şafii mezhebi fıkhı ile ilgilidir); El-Cevher-ül- Ferîd fi İlm-it- Tevhid (Akaid ve kelâm ilmi ile ilgili) belli başlı eserleridir.
Dünyaca meşhur olan eseri, Hayat-ül-Hayavan adlı ansiklopedik eseridir. Demiri, bu eserinde alfabetik sıra ile bütün hayvanların isim ve özelliklerini ve her biri hakkında birçok fennî, tıbbî, dini bilgileri toplamıştır. Ayrıca eserini hazırlarken özellikle Arap şiirini inceleyerek, ediplerin, hayvanların huy ve tabiatlarıyla ilgili yazdıkları manzum bilgilere de eserinde yer vermiştir.

Demiri eserini hazırlarken, özellikle İslâm âlimi İbn-ül-Baytar’ın Kitab -ül-Cami’inden faydalandı. Ayrıca Kur’an -ı kerimden, hadis-i şeriflerden ve bazı fıkıh konularından nakiller yaptı. Bundan başka eserinin başına kısa bir İslâm tarihi bilgisi yerleştirdi. Alfabetik sıraya göre kara, deniz ve havada yaşayan hayvanları ve haşeratı zikretti. Bir de hayvanlardan yapılabilecek tıbbî ilaçlar hakkında bilgi verdi.
Eser, üç bölümden meydana gelmektedir;  Tarih ve siyer ile ilgili bilgiler birinci bölümde yer almaktadır.

Demiri hayvanları tanıtırken bunların dinimiz açısından helâl, haram, mekruh, caiz, mübâh olma durumlarıyla ilgili fıkıh bilgileri de vermiştir. Ayrıca vahşî ve ehil olan hayvanları, bunların belli başlı huy ve özelliklerini, hayvanlarla ilgili bazı rüya tabirlerini izah edip, eserini zenginleştirmiştir.
Eserde zikredilen hadis-i şerifler, Kütüb-i Sitte denilen ve dinimizde en muteber sayılan temel altı hadis kitabından alınmıştır. Demiri bu eserinde toplam 560 kitap ve 199 şiir divanından istifade etmiştir.
Eserin önemli vasıflarından birisi de, o devre kadar henüz adı duyulmamış, hayvanlara yer vermesi ve bunların tasvir ve tarifini yapmasıdır. Hayvanlardan özellikle aslan üzerinde çok durmuş, bunun vahşî hayvanların en şereflisi olduğunu ifade etmiştir. Demiri ’ye göre aslan, kır ve çöl hayvanlarının hükümdarıdır. Heybet ve cesareti, korkunç gücü, kuvveti ve diğer özellikleri ile bu şerefe lâyıktır.

Eser, Hâkim Şah Muhammed tarafından Farsçaya tercüme edildi. Ömer bin Yunus, Şeyh Takiyyüddîn Muhammed bin Ahmed, Şeyh Şemseddin Muhammed bin Ebi Bekr ve Celâleddin Muhammed bin Ebi Bekr ve Celâleddin Abdurrahman Süyuti tarafından muhtasarları yazıldı. Kadı Cemaleddin Muhammed bin Ali eş- Şeybi tarafından zeyli yazıldı ve çeşitli zamanlarda basıldı.
Bilim tarihçilerine göre bu türde ve kalitede bir ilmî eserin tasnifi, Demiri ’den önce yapılmamıştır. Onun eseri, hayvanlar âlemi ansiklopedisi özelliğinde, yüksek ve pek derin bir kültüre dayalı olarak hazırlanmıştır.

Doğum: 1344 (H.745)
Ölüm: 1405 (H. 808)


KAYNAKLAR
http://www.bilimvadisi.com